Lütfen bekleyiniz...

Yurt Dışı Eğitim ve Dil Okulu Hakkında Bizi Çileden Çıkaran İkilemler

Yurt Dışı Eğitim ve Dil Okulu Hakkında Bizi Çileden Çıkaran İkilemler

York Yurt Dışı Eğitim Danışmanlığı olarak, sizi de, bizi de çileden çıkaran yurt dışı eğitim ve dil okulu hakkındaki tüm yanlış inanışlara ve ikilemlere bu yazıda ele aldığımız 8 madde ile son vermeyi diliyoruz.

Bütçem yetmez, pahalıya patlar.



Yurt dışı eğitim denildiğinde insanı baştan vazgeçiren etkenlerden ilki ne yazık ki maliyet oluyor. Yok öyle bir şey! Bütçenizin yetmeyeceği okullar oldukça fazla. Fakat doğru bir planlama, araştırma ve özverili danışmanlık hizmeti alınarak özel bir eğitim planı tasarlanabilir. Yani uygun ülkeyi, şehri, okulu ve programı bulma ihtimalin oldukça yüksektir. Örneğin; İngiltere gibi yakın bir ülkede uygun fiyata ya da yıllık kampanyalar ile indirimli olarak dil eğitimi sunan pek çok kaliteli dil okulu bulunur. Gideceğin süre ve fiyat denklemini kolayca kurabilir, uygun bir planlama yaparak daha uzun süre dil okuluna katılıp, daha ucuza mal edebilirsin. Orda kalacağın sürede bütçeni uygun şekillendirmek adına, Londra merkezinde bir okul yerine, yine aynı okulun şehrin biraz dışında kalan daha ekonomik merkezini tercih edebilirsin. Otel ya da yurt yerine aile yanında konaklama seçeneğini kullanarak tasarruf etmen mümkün. Böylelikle ülkeye adımını attığın anda, yerli insanlarla iletişim halinde olur ve farklı kültürleri yakından tanıma fırsatı bulursun. Bir başka seçenek ise paylaşımlı yurtlarda kalmak, yeni arkadaşlar edinmek ve ortak mutfakta güle eğlene makarna pişirerek o özlemle andığın öğrencilik yıllarını yâd etmek olabilir.

Kendi kendime hallederim. Hem vize mize bunlar zor işler.



Biz bunu ne yazık ki çok duyuyoruz. Ama öyle demeyin. Neticede herkes temel düzeyde yabancı dil bilgisine hakimdir. Gerek okuldan, gerek altyazılı filmlerden, gerek stratejik pc oyunlarından, gerekse sokak esprilerinden. Okey. Hepimiz az çok dil bilen insanlarız. Ayrıca tabi ki kendi kendine çalışmalar yaparak dil geliştirebileceğin pek çok yardımcı materyal mevcut. Online eğitimler, ders kitapları ve evde hazırlık kursları gibi araçlar ile dil öğrenmen an meselesi. Peki,  onca emek ve çaba ile bilgi birikimi edinirken pratik kısmı ne olacak? İşte, yurt dışında katılacağın kurslar sana bu imkanı tanır. Daha az okuyup, daha az çalışır ve daha fazla gezerek daha fazla konuşma imkanı bulursun. Böylelikle bir bakmışsın New York halk otobüsünde 5 torunlu, 3 kedili teyzeyle fıkır fıkır İngilizce sohbettesin. İşte bu öğrenmenin kalıcı ve keyifli halidir.
Vize mevzusuna gelince, belli başlı kriterler ne yazık ki isteniyor. Fakat genelde hatayı o kriterlere sahip olmadığımızı düşünerek yapıyoruz. Bu noktada biz ‘be cool, be tourist’ ilkesini benimsemeni öneriyoruz. Ayrıca doğru planlamayı yaptın, programın net, kararın kesin ise hiç endişelenme, vize işleri bizde! Evraklarını topla, çantanı hazırlamaya başla. Bir de ricamız ‘what your purpose of visit?’ sorusundan asla korkma!

Dil bilmem, yol bilmem, yalnızlık çekerim.



Valla hepimiz değişim ve farklılıktan çekinen insanlarız. Durum sana özel değil. Elinde bavulunla uçuş anonsunu beklerken elbette endişeli olacaksın. Öncelikle dil bilmiyor olduğun gerçeğini bir kenara bırakalım. Neticede yurt dışına çıkma nedenin dil öğrenmek. Dünyanın dört bir yanından gelen insanlar aynı amaçla orada buluşacaklar. Yani oraya adımını attığın anda seninle ortak nedenlerden ötürü ve aynı ruh hali ile bir araya gelmiş insanların arasında olacaksın. Bu kendini muhtemelen daha iyi hissettirecektir. Dil eğitimlerine birlikte katıldığın insanlarla iletişime geçme süresi tahmin ettiğinden daha hızlı ve kolay gelişecektir. Zamanla, çok uluslu sınıflarda gerçekleştirilen interaktif çalışmalar ile eğitim almak ve farklı kültürleri tanıyarak yeni arkadaşlar edinmek, durumu epey keyifli hale getirecek. Zaten bünyesinde eğitim aldığın okulun deneyimli eğitim kadrosu ve özverili çalışanları sana her konuda yardım etmek ve 7/24 destekte bulunarak daha rahat ve huzurlu hissetmene yardımcı olmak için varlar. Yine burada dil bilmiyor olmanın olumlu bir yönünü de belirtmek isterim. Dil hakimiyetini kurana kadar bir bakmışsın ki vücut dilini kullanma konusunda ‘master’ olmuşsun. Bir taşla iki kuş! Kendini özgürce ifade etmenin keyfi paha biçilemez. Yol bilmem, kaybolurum konusuna gelince; okul, yurt ya da ev arasında gidip gelerek şehrin bazı sokaklarına zaten aşina olacaksın. Yine boş vakitlerde şehir haritasını alarak sakin ve güzel yerleri gezme ve keşfetme lüksü ile kendini ödüllendirebilirsin. Yanında kaldığın aile, edindiğin arkadaşlar ve okul personelleri ile iletişim kurup yardımlaşabilirsin. Ortak programlar planlayarak durumu kolaylaştırabilirsin. Hepsi senin elinde!

Birebir özel dersler ile özel hissetmek daha iyi değil mi?



Ohhh tadından yenmez tabi, elbette iyidir. Eve gelen hoca ile çay ve kurabiye eşliğinde birebir ilgi görerek alınan dersler, kulağa çok hoş geliyor doğrusu. Ama dil okulunda da sınıflarda az sayıda öğrenciye yer veriliyor. Kişiye özel ve ihtiyaca yönelik derslere katılmak gibi bir şans sunuluyor. Yani yurt dışındaki özel dil okullarında neredeyse birebir eğitim kalitesinde hizmet vermek oldukça önemseniyor. Sınıflarda maksimum 10 kişi oluyor, hocalar herkesle birebir iletişime geçiyor. Dersler devlet ilk okulları müfredatı ile değil, son teknoloji sınıflarda herkesin katılımı sağlanarak eğlenceli şekilde gerçekleştiriliyor. Öğrenciler sınıfta değil, oturma odası kadar konforlu bir ortamda hissetsin diye her detay düşünülüyor. Herkes en kıymetli misafir muamelesi görüyor. Mis gibi valla!

Ailem sıcak bakmaz. Annemin aklı bende kalır.



Yalan! Hangi aile çocuğunun yüksek standartlarda kaliteli bir yaşam sürmesini istemez. Tabi ki bunun için ellerinden geleni yapmak adına ömürlerini harcıyorlar. Canımızın içi ana-babalarımıza bu konuda haksızlık etmeyelim lütfen! ‘Yav oğlum pahalıdır oralar’ diyen babanızın bütçesine uygun seçenekleri sunarsan ikna olması an meselesi olabilir. Ya da ‘ya evladım nerelerde yatacaksın, ne yiyip ne içeceksin?’ diyen annemizin aslında, ‘gitme demiyorum ama aklım sende kalacak, içimi rahatlat, beni ikna etmeye çalış’ diyor olma ihtimali yüksektir. Bu noktada çözümün, her şeyin uygun, yeterli ve güvenli olduğuna onları ikna etmek adına birlikte araştırıp hareket etmekten geçiyor olduğunu unutmayın. Hem sen kendinden emin ve cesur durursan, gururla sırtını okşayarak uğurlayacaklarına hiç şüphem yok. Ha bir de döndüğünde hayatın boyunca unutamayacağın bir yolculuktan,  geleceğin adına verimli şeyler edinerek mutlu ve özgüvenli döneceğine inanmaları da şart! Hiçbir anne-baba o biricik evladı mutsuz ya da pişman olsun istemez.

Ben yaşımı başımı almışım, onlar genç işi. Eğitim şart ama oku oku nereye kadar?



Yurt dışı eğitim ve dil okulu hakkında en çok yanılgı yaratan durumlardan biri de maalesef yaş konusu. Bu alanlarda verilen eğitimin 25- 30 yaşa kadar hitap ediyor olduğu konusunda yanılıyorsun. Yaş ve eğitim durumu, dil eğitimi alman adına herhangi bir engel teşkil etmiyor. Kurumsal bir şirkette profesyonel hizmet veriyorum ya da yöneticiyim diyorsanız. Uzmanlık alanınıza yönelik sertifikasyon programlarına katılabilirsiniz. ‘Ben bu yaz yurt dışına çıkmak istiyorum ama dil bilmiyorum nasıl olur?’ diyorsan, hem tatil, hemde dil eğitimini bir arada deneyimleyebileceğin ‘Turist İngilizcesi’ programları tam sana göre! Hele ki Miami gibi bolca turist çeken, ilgi odağı lokasyonlardan birini tercih edersen, eğlencenin ve keyifli bir tatilin dibine vurabilirsin. Peki, üniversiteye hazırlanıyor ya da üniversite okuyorsan? Eğitimini tamamladığında akademik sınavlara katılarak kariyerin adına sağlam temeller atmak istiyorsan? Bu konuda akademik destek sunan %100 verim ve başarı sağlayan programlar ile sınırlarını aşman mümkün. Yani her bahaneyi bir kenara bırakın! 7’den 77’ye her yaşa ve ihtiyaca yönelik dil eğitim hizmeti mevcut! Sen sadece geleceğine odaklan! Hani övünmek gibi olmasın ama, biz yani; York Education ekibi hayallerin gerçekler ile buluşmasının an meselesi olduğuna inandığımız için bu kadar başarılıyız. Çünkü, sevgili danışanlarımızı imkansız sandıkları hayalleri ile buluşturmak adına her daim kendimizi besliyor ve geliştiriyoruz. (Şu cümleden sonra terfi alabilirim.) :)

Oraya kadar gitmişken üniversiteyi de aradan çıkarayım. İş güç bakayım. Olmaz mı?



Olmaz! Yani az önce bizim için imkansız yok dedim ama bu noktada sizin için imkansızlıklar mevcut. Ne yazık ki bu konuda hüsran yaşamamak adına akademik danışmanlık sunan birinin yardım ve görüşlerine danışmanız gerekiyor. Yani o ünlü ve prestijli üniversitenin kampüsünde havalı havalı yürümek adına muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcut olabilir. Ona okeyiz. Fakat seçeceğin dil okulu, program ve bu programın sağlayacağı verim ve dönüşüm. Ayrıca sonrasında üniversite hazırlık hizmeti ya da bu konuda profesyonel danışmanlık sunuyor mu? Tüm bu konulara hakim olmak çok önemli. Elbette geniş bir araştırma ile bu konuda kolayca bilgi sahibi olabilirsin. Ama bu alanda hizmet veren akademik danışmanlar, aynı zamanda işin müfredatı ve başvuru prosedürü konusunda deneyimli oldukları için, gözden kaçabilecek o minicik ayrıntıları sizin adınıza kolayca halledebilirler. Tabi dil okuluna sadece dil öğrenmek için katılıp sonradan ‘gelmişken hepsini halledip döneyim’ dediysen, eğitim aldığın kurumdan gerekli yardımı alabilirsin. Staj programları ile iş hayatına ucundan göz atabilirsin. Daha uzun kalmaya karar vermişsen ve ekonomik desteğe ihtiyacın varsa yardım alabileceğin pek çok alternatife kolaylıkla ulaşman mümkün. Bak tekrar söylüyorum. Büyütecek hiç bir şey yok! Sonuçta sevgili Bob Marley ne demiş;  ‘Every little things gonna be alright!'  (Severiz kendisini tabi.) :)

Çok kararsız kaldım. Nereye gitsem aklım bir diğerinde kalır!



Ay nasıl anlatacağım konusunda içim sıkıldı doğrusu. Ne yazık ki bende, şu kararsız ve hepsi bir arada olsun diyen insanlardan biriyim. New York’a gidersem Broadway beni benden alır. San Francisco istiyorum ama denizi soğukmuş diyorlar. Kanada’da o aylarda çok kuş oluyormuş, ses ediyorlarmış, uyuyamam. Dublin iyi hoş ama Vikinglere karşı tepkiliyim ben. Bunları duyduk. Valla bak, çok duyduk! Ama sonuçta giden herkes öyle ya da böyle oldukça memnun kaldı. İşini severek yapan tatlı ve kibar danışmanlarımız okulun eğitim kalitesi dışında, öğrencinin konfor, rahat ve memnuniyeti konusunda da oldukça hassas oluyorlar. Gereken soruları sorup sana özel o masal gibi programı tasarlamak konusunda üzerlerine yok! Sanırsın hepsi birer sanatçı, öyle yaratıcılar. Sanırsın hepsi birer anne, imkansızı mümkün kılıyorlar. Dil okulu bulmak durumu, sana yabancı dizi seçmek kadar zor gelebilir. Fakat o işini severek yapan danışanımız seni ‘Game of Thrones’ setine hafta sonu gezileri düzenleyen, Belfast okullarından birine yollayarak, Targaryen'ler ile tokalaşma şansı sunabilir. Yani York sayesinde dil okulundan 'ejderha yumurtası' ile dönme ihtimalin yüksek. Ayrıca zaten insan olarak deneyimlediğimiz her yenilik, bizde yeni bir heyecan yaratır. Memleket gibisi yok ama memleketin her karışı gibi, dünyanın her köşesi de bir ayrı güzel. Keşfetmeye kendini aç, sınırlarını zorla ve hayallerinin ötesini gör. Hem endişelenme zaten eninde sonunda eve döneceksin. Tadını çıkar!


 

Eklenme Tarihi: 2017-12-07 13:50:33

2017-12-07 10:50:33